Pınar Gültekin davası: Sanık Cemal Metin Avcı’ya ‘haksız tahrik’ indirimiyle 23 yıl hapis cezası verildi


PINAR GÜLTEKİN

Kaynak, DHA

Temmuz 2020’de Muğla’da üniversite öğrencisi Pınar Gültekin’i öldüren sanık Cemal Metin Avcı ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırıldı.

Anadolu Ajansı’nın aktardığına göre ceza, ‘haksız tahrik’ indirimiyle 23 yıla indirildi.

Cemal Metin Avcı’ya cinayet sırasında yardım ettiği iddiasıyla hakkında müebbet hapis istenen sanığın erkek kardeşi Mertcan Avcı için ise beraat kararı çıktı.

Ayrıca Metin Avcı’nın annesi Ayten Avcı, babası Selim Avcı, eski eşi Eda Karagün ve ortağı Şükrü Gökhan Orhan da “suç delillerini gizleme” suçlamasından beraat etti.

Pınar Gültekin’in ailesinin avukatı Rezan Epözdemir, ‘haksız tahrik’ kararı için “Bugün burada hukuk ölmüştür, adalet ölmüştür. Bugün Muğla’da adalet ölmüştür,” değerlendirmesini yaptı.

Epözdemir açıklamasında “Kimsenin inanmadığı bir kurgu savunmaya mahkeme itibar edip haksız tahrik indirimi uyguluyor,” ifadelerini kullandı.

Rezan Epözdemir, kararı istinaf mahkemesine götüreceklerini de söyledi.

Pınar Gültekin’in babası Sıddık Gültekin de mahkeme salonu dışında gazetecilere yaptığı açıklamada “Bu kadar işkence çektirmek adalet midir? Ben geceleri yatamıyorum,” diye konuştu.

Ne olmuştu?

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi öğrencisi olan Gültekin, 16 Temmuz’da Ula İlçesi’ndeki evinden ayrılmış ve daha sonra kendisinden haber alınamamıştı.

Ailesi ve yakınları, bir süredir sosyal medya üzerinden Gültekin’in bulunması için kampanya düzenlemiş, ardından Menteşe ilçesinin kırsal Yerkesik Mahallesi’ndeki ormanlık alanda Gültekin’in cesedi bulunmuştu.

Polisin takibi sonucu cinayetle ilgili gözaltına alınan Metin Avcı, “canavarca hisle ve eziyet çektirerek kasten öldürmek” suçlamasıyla tutuklanmıştı.

23 ay önce işlenen cinayetle ilgili Cemal Metin Avcı suçunu itiraf etmiş, kıskançlık krizine girdiğini, tartışma sırasında kavga ederken Gültekin’i öldürdüğünü ileri sürmüştü.

Adli Tıp raporunda Gültekin’in ölümünün boğulma ve yanığın “müşterek etkisi” ile gerçekleştiği kaydedilmişti.

İstanbul’da tekstil işiyle uğraşan abisi Vedat Gültekin, cinayetle ilgili şunları söylemişti:

“Kız kardeşim burada üniversite okurken kendisiyle arkadaş olmak isteyen kişi kendisini bekar olarak tanıtıyor. Sonra kız kardeşim kendisinin evli olduğunu öğrenince bir daha aramamasını söylüyor. Adam bunu duyunca kız kardeşimi yaka paça vurarak, darp ederek, arabasına bindirerek, ormanlık alana götürüyor.”

Kardeşinin nasıl feci bir cinayete kurban gittiğini ayrıntılarıyla anlatan Vedat Gültekin, “Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı bizzat davaya müdahil olacaklarını söyledi. Bu olay yarın başkasının başına gelebilir,” diye konuşmuştu.

Olayın ardından Türkiye genelinde protesto gösterileri düzenlenmişti. Gültekin’in cesedinin bulunduğu ve Avcı’nın tutuklandığı 21 Temmuz 2020’de İzmir’de protesto gösterisi düzenleyen kadınlara polis müdahale etmiş, en az 15 kadın gözaltına alınmıştı.

Çağdaş Hukukçular Derneği Kadın ve Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları Komisyonu, polisin gözaltına alınan kadınlara işkence uyguladığına dair paylaşımda bulunmuştu.

Cinayet ortaya çıkmasının ardından Türkiye’de Twitter gündeminin ilk sıralarına oturmuş, #pinargultekin etiketi dünya listesinin de üst sıralarına çıkmıştı.

Siyasiler ve devletin üst düzey görevlileri de cinayetin ardından sosyal medyada paylaşım yapmıştı. Bu paylaşımlar, kadın hakları örgütleri tarafından “İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmeyin” çağrısıyla karşılık bulmuş, ancak Türkiye Mart 2021’de Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’yle İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmişti.

O dönem Aile, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı olan Zehra Zümrüt Selçuk da “Davanın takipçisi olacağız,” demişti.



Kaynak : https://www.bbc.co.uk/turkce/haberler-turkiye-61863837?at_medium=RSS&at_campaign=KARANGA

Yorum yapın